İstanbul Anlaşması diye tek bir metin akla gelebileceği gibi, aslında “İstanbul Anlaşmaları / Antlaşmaları / Sözleşmeleri” olarak anılan birden fazla uluslararası belge ve tarihsel antlaşma vardır. Bu kafa karışıklığını gidermek için, özellikle kaç farklı İstanbul Anlaşması olduğu sorusuna biraz yakından bakalım — hem tarihsel hem de güncel anlamda.
İstanbul Anlaşması mı, İstanbul Sözleşmesi mi?
Bugün en çok bilinen “İstanbul Sözleşmesi”dir — 2011’de imzaya açılan ve kadına yönelik şiddet ile ev içi şiddeti önlemeyi amaçlayan uluslararası sözleşme. ([Vikipedi][1])
Ama geçmişte “İstanbul Antlaşması / İstanbul Anlaşması” adıyla birden fazla diplomatik anlaşma yapılmış olması, bazılarının “İstanbul Anlaşması nedir?” sorusunda sayılmasına yol açmıştır. ([Enpopüler Sorular][2])
Buna göre, “kaç İstanbul Anlaşması var?” sorusuna yanıt şartlara göre değişiyor — ama temel olarak iki anlamda değerlendirilebilir:
Tarihsel devletler arasında imzalanmış bir dizi “İstanbul Antlaşması / Anlaşmaları”
Günümüzde bilinen “İstanbul Sözleşmesi”
Tarihsel “İstanbul Anlaşmaları”: Kaç adet?
Bazı kaynaklar, Osmanlı dönemi ya da erken modern çağda yapılmış “İstanbul Antlaşması” adı altında 4–5 farklı antlaşmadan söz eder. Örneğin:
1553 İstanbul Antlaşması
1562 İstanbul Antlaşması
1590 İstanbul Antlaşması (aynı zamanda “Ferhat Paşa Antlaşması” olarak da bilinir)
1700 İstanbul Antlaşması ([Enpopüler Sorular][2])
Yani en az 4 ayrı tarihsel antlaşma bu adla anılmış görünüyor. Bazı listelerde 1736 gibi başka bir yıllık “İstanbul Antlaşması” daha sayıldığı görülüyor. ([Dayi Bilir][3])
Dolayısıyla tarihsel bağlamda “İstanbul Anlaşması” denildiğinde, 4–5 arası ayrı antlaşma kastedilebilir.
Ancak bu antlaşmalar, içeriği, taraf devletleri ve maddeleri bakımından birbirinden tamamen farklıdır; tek bir belge değil, bir ad benzerliğiyle anılan çeşitli tarihsel antlaşmalardır.
İstanbul Sözleşmesi: Tek ama kapsamlı
Günümüzde ise “İstanbul Sözleşmesi” denildiğinde akla gelen, 2011’de imzaya açılan, kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetle mücadeleyi düzenleyen uluslararası sözleşmedir. ([Vikipedi][1])
Bu sözleşme, “kadına yönelik şiddeti önleme, mağdurları koruma, failleri cezalandırma ve devletler arası koordinasyon” gibi geniş kapsamlı yükümlülükler getiriyor. ([Vikipedi][4])
Sözleşme 11 Mayıs 2011’de imzaya açıldı; 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe girdi. ([Vikipedi][1])
Bu bağlamda, “İstanbul Sözleşmesi” tek bir belgedir — yani sayısı “bir”dir. Ancak sayısı değil, etkisi ve kapsamı büyük.
Neden farklı “İstanbul Anlaşmaları” var?
Tarihsel dönemde devletler arası barış, toprak, ittifak ya da diplomatik düzenlemeler yapılırken, antlaşmalara genellikle imzalandıkları şehir adı veriliyordu. İstanbul, Osmanlı döneminde dünya siyasetinde merkezi olduğu için birçok antlaşmanın imzası bu şehirde gerçekleşti. Bu da “İstanbul Antlaşması” ifadesinin birden fazla belge için kullanılmasıyla sonuçlandı. Bu yüzden aynı ada sahip ama farklı içerikte antlaşmalar oluştu.
Günümüzde ise “İstanbul Sözleşmesi” ifadesi, 2011’den bugüne kadar tek bir uluslararası belgeyi tanımlıyor.
Karışıklık: Neden Sıkça Soruluyor?
“İstanbul Anlaşması” ifadesinin geçmişte farklı antlaşmalar için kullanılmış olması
Güncel tartışmalar ve medyada “İstanbul Sözleşmesi”ne atıf yapılması
Halk arasında “İstanbul Anlaşması” ifadesinin hem tarihsel hem güncel anlamlarıyla kullanılması
Bu yüzden bir kişiye “Kaç tane İstanbul Anlaşması var?” diye sorduğunuzda, ne demek istediğinizi netleştirmek önemli: Tarihsel antlaşmalar mı yoksa 2011 sonrası sözleşme mi?
Benim Tavsiyem: Anlaşmayı Net Diyin — İçeriğe Göre
Eğer tarih — antlaşmanın yapıldığı dönem ve taraf devletler — ile ilgileniyorsanız: “İstanbul Antlaşmaları (1553, 1562, 1590, 1700 …)” diyerek antlaşmanın hangi olduğunu netleyin.
Eğer modern dönemde kadına yönelik şiddet & hukuk ile ilgili konudan bahsediyorsanız: “İstanbul Sözleşmesi” ifadesini kullanın.
Neden Bu Ayrım Önemli? — Gerçek Yaşamdan Örneklerle
Diyelim ki bir tarih meraklısısınız: 1590 İstanbul Antlaşması (Ferhat Paşa Antlaşması), o dönemin Osmanlı–Safevi dengelerini etkileyen bir belgedir. Bu antlaşma ile sınırlar, güç dengesi, diplomasi vs. düzenlenmiş olabilir. Ama bu sizin bugün kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet politikaları üzerine konuşmanıza bir etkisi olmaz.
Öte yandan, modern bir aktivistseniz ya da toplumsal farkındalık için yazı yazıyorsanız, 2011 tarihli İstanbul Sözleşmesi’nden söz ediyorsunuz: Bu, kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, devlet politikaları demek.
Örnek: Kadın Sığınma Evleri ve Politikalar
AB üyesi birçok ülke, İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayıp yasalaştırdıktan sonra sığınma evleri, acil hatlar, hukuki destek gibi yapılar kurdu. ([Avrupa Parlamentosu][5])
Bu sayede, bireysel bir kadının “koruma”ya erişimi mümkün oldu — ki bu gerçek bir yaşam hikâyesini etkiler.
Sonuç — “Bir” de olabilir, “Çok” da
Tarihsel Istanbul Antlaşmaları bağlamında: en az 4–5 ayrı antlaşma söz konusudur.
Güncel olarak “İstanbul Sözleşmesi” bağlamında: tek, kapsamlı bir uluslararası sözleşme vardır.
Hangi bağlamda konuştuğunuzu netleştirirseniz, “kaç tane” sorusuna doğru yanıt vermek daha kolay olur.
—
Siz ne düşünüyorsunuz: Bu başlıkta insanlar genellikle tarihsel antlaşmalardan mi söz ediyor, yoksa kadına yönelik şiddetle mücadele için olan modern sözleşmeden mi? Sizce halk arasında bu kavram net mi — yoksa çatışan anlamlar mı var?
[1]: “Istanbul Convention”
[2]: “Kaç tane istanbul antlaşması var? – EnpopulerSorular”
[3]: “1553 İstanbul Antlaşması hangi sefer?-75164 …”
[4]: “İstanbul Sözleşmesi – Vikipedi”
[5]: “The Istanbul Convention: A tool to tackle violence against women and girls”