Gazze-İsrail Savaşı Bitti mi? Bir Genç ve Bir Dünya Arasındaki Sessizlik
Bir Akşam, Bir Soruyla Uyanmak
Kayseri’de bir akşam, her zamanki gibi odamda bilgisayarımı açıp sosyal medya akışımı kontrol ediyordum. O gün her şey gibi normaldi, sanki dünya bir yere gitmiyordu ve her şey devam ediyordu. Ama bir yandan da içimde bir boşluk vardı. Yine bir haber geldi. “Gazze-İsrail Savaşı bitti mi?” diye bir soru sorulmuştu. Bunu daha önce çok kez duymuştum. Ama şimdi, ilk kez içimden bir ses “Evet, artık bu savaş bitmeli” dedi.
Televizyonu açıp birkaç kanal değiştirdim. Her biri savaşın devam ettiğini söylüyordu, her biri başka bir gözle bu vahşeti anlatıyordu. Ama ben, o an, Gazze’nin her köyünde, her sokağında, her evinde tek bir şey istendiğini düşündüm: Bir son.
İçimde bir kaybolmuşluk duygusu belirdi. Hayal kırıklığı, belki de umutsuzluk. Hangi tarafta haklılık vardı ki? Kim kazandı? Kim kaybetti? İnsanlar yaşamları için her gün bu acıyı çekmeye devam ediyorlardı. Bütün bu soruların cevapsız kalması, içimi daha da sızlatıyordu.
Bir Anlık Sessizlik ve Umut
Bir süre sessiz kaldım. Bilgisayarım açık, ellerim klavye üzerinde, ama düşüncelerim Gazze’deydi. Duyduğum haberlerin hiçbirinde gerçek bir çözüm bulamıyordum. Savaşın bitip bitmediğine dair net bir şey yoktu. Ancak o kadar çok mesaj, o kadar çok hikaye vardı ki. Bir insanın hayatta kalmak için verdiği mücadele, tüm bu sistemin ne kadar kırılgan olduğuna dair bir göstergedir. O an, bu sorunun cevabını ararken, belki de bittiği zamanın ne kadar zor olacağını düşündüm. Yani, savaş bitse bile, insanların içindeki acı, kayıp ve yıkım kolayca silinemezdi.
O anda birden bir şey fark ettim. Birçok haber kaynağının önünde, savaşın sadece bir sonunun olamayacağını, aynı zamanda insanların kalplerindeki yaraların da bir zaman alacağını düşündüm. Çünkü bu tür acılar, yıllarca süren bir huzurun ardından gelir ve kayıpların ardından en çok ihtiyaç duyulan şeylerden biri, bazen sadece sessizliktir.
İçimdeki umut, bu sessizlikte bir yer buldu. Belki de savaş sona ermemişti, ama bir gün, belki çok yakın bir gelecekte bir çözüm doğacaktı. Belki o zaman Gazze’de, İsrail’de, o acı dolu topraklarda insanlar kendi hayatlarını yeniden kurabileceklerdi.
Kayseri’den Bir Dünya’ya Duygusal Bir Bakış
O akşam, Kayseri’nin o soğuk, sessiz akşamında penceremi araladım. Havanın soğukluğunda, o günkü acı haberlerin zihnimi kaplamasına izin veremedim. Gözlerim, kaybolmuş bir dünyada ne kadar az şeyin önemli olduğunu gösteriyordu. Çünkü her şey, aslında büyük bir anlam taşıyordu. Bir yerlerde insanlar hayatta kalmaya çalışıyorlardı. O insanlar, Gazze’nin sokaklarında ya da Tel Aviv’in varoşlarında yaşayanlar, belki de her şeyin bitmesini, her şeyin yeniden başlamasını diliyorlardı.
Düşüncelerim gidip geldi. Ben burada, Kayseri’de, sıcak bir evdeyken onlar bir yıkıntının içinde yaşamaya devam ediyorlardı. “Gazze-İsrail savaşı bitti mi?” sorusu, bu kadar uzakta yaşanan bir gerçeği bana hatırlatıyordu. Ne kadar uzak, ne kadar yabancıydı. Ama bir o kadar da yakındı, bir o kadar da içimdi. Birçoğumuz bu savaşı izlerken, o duygusal boşluğu fark etmiyoruz. Birinin yaşamını kaybettiği, diğerinin ölmemek için savaşmaya devam ettiği o korkunç gerçeği, bazen biraz da olsa görmezden geliyoruz.
O an, bir an için Gazze’deki o kalabalık, korkmuş çocukları hayal ettim. Onların da bir sorusu vardı belki: “Bitti mi?” Diğer tarafta, ölen insanların arkasında kalanların, kalbi kırık, gözyaşı dökenlerin, “Bitti mi?” sorusunu sorması çok anlamlıydı.
“Gazze İsrail Savaşı bitti mi” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Leh ailesi olarak her zaman yanınızdayız!
Sonuç: Bitti mi, Başladı mı?
Gazze-İsrail savaşı bitti mi? Benim içimde bir yerlerde savaşın bitip bitmediğine dair kesin bir cevap yok. Ama ben Kayseri’de, sessiz bir akşamda, bir savaşın bitmesinin, aslında sadece bitmediğini fark ettim. Belki savaş, başka bir boyutta devam ediyordur. Çünkü insanlar için gerçekten bitmiş bir şey yok.
Bitti diyebilmek için, kalplerdeki yaraların iyileşmesi gerekir. Sadece toprağa değil, insana, acıya, kayba dokunulması gerek.
Bir gün, Gazze’de bir çocuk gülerek “Bitti!” diye bağırdığında, o zaman gerçekten bitti diyebileceğiz. Ama o ana kadar, her şey biraz daha acılı, biraz daha belirsiz olacak.